Makaleler


Psikoterapi Ne Kadar Sürer?

Psikoterapi Ne Kadar Sürer? 20.08.2025

Psikoterapi Ne Kadar Sürer?

İyileşmenin Zamanı

Psikoterapiye başlayan ya da başlamayı düşünen pek çok kişinin aklında, belki de kaçınılmaz bir soru belirir: “Bu süreç ne kadar sürecek?” Bu sorunun ardında çoğu zaman yalnızca merak değil, aynı zamanda sabırsızlık, kaygı ve belirsizliğe tahammül edememe duygusu vardır. Bilmek güven verici gelir. Fakat terapide zaman, dışarıdaki dünyada işleyen saatten farklı bir akışa sahiptir. Burada zaman, günlerle değil, deneyimlerin yoğunluğuyla ölçülür. Bir anlık yüzleşme, yıllara bedel olabilir. Yıllar süren sessizlikler ise bazen bir kelimenin doğmasına hazırlık niteliği taşır.

İyileşmenin zamanı, aslında bir süre değil, bir ritimdir. Herkes kendi ritmini beraberinde getirir. Kimi hızla açılır, açıldığında çözümün beraberinde gelmesini umar, kimi aylarca aynı yerde dolanır. Kimi yarasını bir an önce göstermeye heveslidir; kimi ise defalarca aynı kapının önüne gelir ama içeriye adım atamaz. Terapi, bu tekrarların içinde ilerler. Dışarıdan bakıldığında sanki yerinde sayıyormuş gibi görünen döngüler, aslında bilinçdışının en güçlü sahneleridir. Orada kişi, geçmiş ilişkileriyle tekrar karşılaşır, fakat bu kez yanında tanık olan bir başkası vardır. Zamanı hızlandıran ya da yavaşlatan şey, çoğu zaman kişnin anlattıkları değil, anlatamadıklarıdır. Sessizlikler, ertelemeler, aynı hikâyeye dönüp durmalar… Bunların her biri, görünürde kayıp gibi dursa da, aslında iyileşmenin dokusunu örer. Çünkü insan, yarasını yalnızca bir kez değil, defalarca açarak onarır. İlk açılışta acı hâlâ tazedir; sonraki açılışlarda ise o acıya farklı bir gözle bakmayı öğrenir. İyileşme dediğimiz şey, çoğu zaman bu bakışın değişmesinden doğar.

“Psikoterapi ne kadar sürer?” sorusunun tek bir yanıtı yoktur, çünkü sorunun kendisi kişiseldir. Kimi için birkaç ay, hayatı değiştirmeye yeterli olabilir. Kimi için yıllar boyunca süren bir yolculuk gerekir. Asıl mesele sürenin uzunluğu değil, kişinin kendine dair ne kadarını göze alabildiğidir. İyileşmenin zamanı, bitiş çizgisi olan bir süreç değil, dönüşümün kendisidir. İnsan, terapide yalnızca bir sorununu çözmez; kendine başka bir biçimde bakmayı, kendi öyküsünü farklı bir tonda anlatabilmeyi öğrenir. Bu yüzden psikoterapide zaman, ölçülmesi gereken bir şey olmaktan çok, deneyimlenmesi gereken bir süreçtir. Dışarıda işleyen saat, terapide farklı bir ritme bürünür. Ve belki de iyileşmenin en önemli eşiği, bu ritme teslim olabilmektir. Çünkü zaman, ancak güvenle, sabırla ve tekrarlarla anlam kazanır. Terapi, işte tam da bu anlamın yeniden doğduğu yerdir.